
YEŞİL PASAPORT HAKKIMIZA İLİŞKİN HUKUKİ DEĞERLENDİRMEMİZ
(Kırsal Kalkınma Uzmanları Derneği)
Kurumumuz uzmanlarınca hususi damgalı pasaport talebi ile İçişleri Bakanlığı’na yapılan başvuruların reddi üzerine açılan davalarda verilen bazı kararlarda; kanunun açık hükmü ile birlikte içtihadın ve kanun koyucunun amacının da dikkate alınmadığı görülmektedir.
İlk derece ve istinaf mahkemelerinin bazı kararlarında talebimiz, “…Kurum personelinin emekli keseneklerinin T.C. Emekli Sandığı ile ilişkilendirilmemiş olması…” sebebiyle haksızca reddedilmekte; hususi damgalı pasaport verilen tek grup, emekli kesenekleri Emekli Sandığı ile ilişkilendirilmiş olanlarmış gibi, hatalı ve eksik bir değerlendirme yapılmaktadır.
Oysa;
- Bizzat İÇİŞLERİ BAKANLIĞINCA hususi damgalı pasaport alabilecekler içinde, “Birinci, ikinci üçüncü derece kadrolar karşılık gösterilmek suretiyle sözleşmeli olarak çalıştırılan diğer kamu görevlileri” de sayılmaktadır.
Danıştay 1. İdari Dava Dairesi’nin 10/04/1996 tarihli, E:1996/52, K: 996/79 sayılı kararında, Başbakanlık tarafından gönderilen bir istişari görüş talebine ekli İçişleri Bakanlığı yazısında şu ifadelere yer verildiği kaydedilmektedir;
“…Başbakanlığın 1.3.1996 günlü ve Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü … sayılı yazısı ekinde gönderilen İçişleri Bakanlığının 27.2.1996 günlü ve Emniyet Genel Müdürlüğü … sayılı yazısında aynen:
1- Türkiye Büyük Millet Meclisi Eski Üyelerine,
2- Eski Bakanlara,
3- Görevleri süresince Büyükşehir, İl ve İlçe Belediye Başkanlarına,
4- Birinci, ikinci, üçüncü derece kadrolarda bulunan Devlet Memurları ve diğer kamu görevlilerine,
5- Birinci, ikinci üçüncü derece kadrolar karşılık gösterilmek suretiyle sözleşmeli olarak çalıştırılan Devlet Memurları ve diğer kamu görevlilerine,
6- Sözleşmeli olarak çalışanlardan, kadro karşılıkları olmayan ancak T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilip emekli kesenekleri birinci, ikinci üçüncü dereceden kesilmekte olan Devlet Memurları ve diğer Kamu Görevlilerine,
7- Dört, beş ve altıncı maddelerde belirtilenlerden emeklilik veya çekilme sebepleri ile vazifelerinden ayrılmış bulunanlara,
8- Birinci, ikinci ve üçüncü derecelerde bulunup da Hususi Damgalı Pasaport almaya hakkı olan Devlet Memurları ile Subay ve Astsubayların taşıdıkları ünvan ve/veya rütbeleri taşımakla beraber birinci, ikinci ve üçüncü derece kadroları almadan emekli olan veya ayrılanlardan Devlet Memuriyetindeki hizmet süreleri, taşıdığı ünvan ve/veya rütbeleri itibariyle bugün Hususi Damgalı Pasaport almaya hak kazananların emsallerine,
Hususi Damgalı Pasaport verilmektedir…”
Yukarıdaki 5. Maddede görüleceği gibi İçişleri Bakanlığı dahi o zamanki Başbakanlık aracılığıyla Danıştay’dan görüş talep ederken, hususi pasaport verilen grupları tek tek saymış ve “…veya bu kadrolar karşılık gösterilmek… suretiyle sözleşmeli olarak çalıştırılan Devlet memurları ve diğer kamu görevlileri…” de bu gruplar içinde göstermiştir.
Hal böyle iken Sayın Mahkemelerin konuyu sadece, “emekli keseneklerinin T.C. Emekli Sandığı ile ilişkilendirilmiş olması” kuralına bağlaması, kanun koyucunun “veya” bağlaçlarıyla yaratmak istediği ayrımları dikkate almaması, idare hukukuna hâkim olan hiçbir ilkeyle bağdaşmamakta ve seyahat hürriyeti gibi temel bir hakkın ihlaline kapı aralamaktadır.
- TKDK Uzmanları, “Birinci, ikinci üçüncü derece kadrolar karşılık gösterilmek suretiyle sözleşmeli olarak çalıştırılan diğer kamu görevlileri” kapsamındadır.
20/01/2021 tarihli ve 31370 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Personel Yönetmeliği”nin 5. Maddesinde “Personel pozisyonlarının ihdas, değişiklik, iptal ve kullanımı hususlarında 10/7/2018 tarihli ve 30474 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümleri uygulanır” denmek suretiyle, sözleşmeli pozisyonlarımıza karşılık gelen birer kadro bulunması öngörülmüştür.
Nitekim 2 Sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin kapsama ilişkin 2’inci maddesinde Kararnamenin “…kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı Kararnameleriyle kurulan diğer idareler…” hakkında da uygulanacağı belirtilmekte, “Kadro ve Pozisyon Cetveli” başlıklı 4’üncü maddesinde ise Sözleşmeli personel pozisyonlarının (IV) sayılı cetvelde düzenlendiği kaydedilmektedir.
- Kurum Uzmanları, asli ve sürekli bir kamu hizmetini görmek üzere idari hizmet sözleşmesi ile istihdam edilen kamu görevlileri olup, ücretleri Bakanlık Merkez teşkilatında görev yapan kazanılmış hak aylığı 1. derecenin 1. kademesinde bulunan Bakanlık uzmanı emsal alınarak belirlenmektedir.
Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu, 5648 sayılı Kanunun mülga 3. maddesi ve 4 sayılı CBK’nın 491. Maddesine göre, Kurum kamu tüzel kişiliğini haiz, idarî ve malî özerkliğe sahip, özel bütçeli bulunmayan hallerde özel hukuk hükümlerine tâbi ve Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili kuruluşudur.
4 sayılı CBK’nın 502. Maddesinde Kurum personelinin statüsü, hakları ve atanmaları hususu düzenlenmektedir. Buna göre: “MADDE 502– (1) Kurumda hizmetler, 27/6/1989 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin ek 27’nci maddesine göre istihdam edilen sözleşmeli personel eliyle yürütülür.”
375 sayılı KHK’nın Ek 27. Maddesi ise şu şekilde düzenlenmektedir:
“14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 4’üncü maddesinin birinci fıkrasının (A)bendi kapsamında personel istihdam edilmeyen kamu kurum ve kuruluşlarından teşkilatlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde öngörülenlere ait hizmetler 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel çalıştırılması hakkındaki hükümlere bağlı olmaksızın idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen personel eliyle yürütülür.”
Öte yandan, 5648 sayılı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Hizmetleri Hakkında Kanun’un 14. maddesinin 8. fıkrasında; “(8) Sözleşmeli personele verilecek her türlü ödemeler dahil net ücretler; Başkana Bakanlık merkez teşkilâtında görev yapan genel müdür, genel koordinatörler, iç denetim koordinatörü ve birinci hukuk müşavirine Bakanlık merkez teşkilâtında görev yapan genel müdür yardımcısı, koordinatör ve il koordinatörlerine Bakanlık merkez teşkilâtında görev yapan daire başkanları, uzman, mütercim, avukat ve denetçilere Bakanlık uzmanları, diğer görevlilere ise Bakanlık merkez teşkilâtındaki benzer unvanlar ile görev yapan personel için öngörülmüş bulunan ücretleri aşmamak kaydıyla, Bakan tarafından belirlenir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu madde hükmüne dayanılarak hazırlanan ve 10/01/2019 tarihli Bakanlık Makamı Olur’u ile yürürlüğe giren Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu Personelinin Maaş Cetvelinin Belirlenmesine Dair Esaslar kapsamında Bakanlık Merkez teşkilatında görev yapan kazanılmış hak aylığı 1. derecenin 1. kademesinde bulunan Bakanlık uzmanı emsal alınarak ücret ödenmektedir.
Nitekim Ankara 24. İdare Mahkemesi, E.2024/1004, K.2024/1898 sayılı kararının gerekçesinde, Anayasa Mahkemesi’nin 07.12.2023 tarih ve E.:2018/117, K.:2023/212 sayılı kararına değinilerek, “Anayasa Mahkemesinin içtihatlarında belirtildiği üzere idari hizmet sözleşmesiyle istihdam edilen personel Anayasa’nın 128. maddesinde kapsamında “kamu görevlisi” statüsündedir” denmiş ve aşağıdaki gerekçelerle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
“Bu durumda; Anayasa Mahkemesi’nin yukarıda aktarılan kararında da belirtildiği üzere davacının kamu görevlisi olduğu hususunda bir duraksama bulunmadığı, ücretinin Bakanlık Merkez teşkilatında görev yapan kazanılmış hak aylığı 1. derecenin 1. kademesinde bulunan Bakanlık uzmanı emsal alınarak ödendiği göz önünde bulundurulduğunda, hususi damgalı pasaport hakkından faydalandırılması gerekirken bu yönde yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.”
- Bazı İstinaf Kararlarında Emekli Sandığı ile İlgilendirilme Şartı Aranmamış, Kapsam Dışı KİT Personelinin Dahi Yeşil Pasaport Hakkı Kabul Edilmiştir.
Ankara Bölge İdare Mahkemesi, 10. İdari Dava Dairesi’nin; 26.11.2020 Tarihli, E:2020/1421 ve K:2020/2567 sayılı kararı ile 30.05.2024 Tarihli, E:2023/6792 ve K:2024/3570 sayılı kararında; ilgili Uyuşmazlık Mahkemesi Genel Kurulu kararı ile Anayasa Mahkemesi kararları da dikkate alınarak KİT’lerdeki kapsam dışı personelin “kamu görevlisi” olduğunun kabulü gerektiği ve söz konusu kapsam dışı personelin de 5682 Sayılı Kanun’un anılan hükmünde belirtilen “diğer kamu görevlileri” kapsamında olduğu görüldüğünden aksi yönde kurulan idari işlemi iptal eden ilk derece mahkemesi kararlarını onamıştır.
Bu kararlarda, herhangi bir şekilde Emekli Sandığı ile ilgilendirilme şartı aranmamış ve İş Kanunu çerçevesinde istihdam edilen kapsam dışı KİT personeline dahi hususi damgalı pasaport hakkı tanınmıştır ki, Kurumumuz personeli statü itibariyle evleviyetle bu hakka sahip kamu görevlileri içerisindedir.
- Kurumumuzun Kendine Özgü Kuruluş Koşulları ve İstihdam Şekli ile Kanun Koyucunun Amacının da Dikkate Alınması Gerekmektedir.
Sözleşmeli personelin hususi damgalı pasaport alması ilk defa 28/5/1988 tarih ve 3463 sayılı Kanunun 2. Maddesi ile 5862 sayılı Pasaport Kanunu’nun 14. Maddesinde yapılan değişikle mümkün olmuştur. 1988 yılındaki bu ilk düzenlemede sözleşmeli bir personelin hususi pasaport alması “Başbakanlık ve bakanlıklar ile bunlara bağlı kuruluşlarda birinci derece kadro karşılık gösterilmek veya T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilip emekli kesenekleri bu dereceden kesilmek” şartına bağlanmıştır.Ancak 22/8/1989 tarihli 378 sayılı KHK’nın 1. Maddesi ile bu kanun hükmü genişletici bir şekilde değiştirilmiş ve bugün yürürlükteki haliyle, “…birinci, ikinci ve üçüncü derece kadrolarda bulunan veya bu kadrolar karşılık gösterilmek veya T.C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilip emekli kesenekleri bu derecelerden kesilmek suretiyle sözleşmeli olarak çalıştırılan Devlet memurları ve diğer kamu görevlilerine…” hususi damgalı pasaport verilmesi öngörülmüştür.
Sözleşmeli personele ilk defa hususi damgalı pasaport verilmesini öngören 3463 sayılı yasanın genel gerekçesinde;
“Ülkemizde demokrasinin tüm kurum ve kuralları ile işlemesini temin amacıyla idarî ve yasal uygulamalarda sürdürülen liberalleşme çalışmaları içerisinde temel hak ve hürriyetlerden biri olan seyahat hürriyeti ile ilgili 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nda da bazı iyileştirme, geliştirme ve yenileştirme çalışmaları yapılması gereği duyulmuştur. Ayrıca, Avrupa Ekonomik Topluluğuna tam üyeliğin söz konusu olduğu ve ekonominin dışa açılma çabalarının giderek arttığı günümüzde pasaport verilmesini engelleyici kanun hükümlerinin değiştirilerek azaltılması, vatandaşa ve idareye kolaylık getirilmesini sağlayacak tedbirlerin alınması zarurî görülmüştür” ifadelerine yer verilmektedir.
Görüleceği gibi kanun koyucu gerekçede hem seyahat hürriyetinin geliştirilmesini hem de Avrupa Ekonomik Topluluğu’na tam üyelik sürecinde idareye ve vatandaşa kolaylık getirilmesini amaçlamaktadır.
Kurumumuz tam da bu gerekçede ifade edilen bir süreçte, Avrupa Birliği ile yürütülen müzakere başlıklarından “Tarım ve Kırsal Kalkınma Faslı”nın açılış kriterlerinden, ““Türkiye, AB gereklerine uygun olarak akredite edilmiş bir IPARD (Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı-Kırsal Kalkınma Bileşeni) Ajansı kurar;” kriteri gereğince 4 Mayıs 2007 tarih ve 5648 sayılı Kanun ile kurulmuştur. Dolayısıyla kanun koyucunun gerekçede kolaylık sağlanmasını öngördüğü idari kurumların en önemlilerinden biri bugün itibariyle Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’dur.
Kuruluş Kanunumuzun ilk hali olan 5603 sayılı yasanın gerekçesinde,
- Avrupa Birliğine adaylık sürecinde kırsal kalkınmaya yönelik fonların kullanımını ve yönetimini sağlayacak idari yapıların ve uygulama mekanizmalarının oluşturulmasının Avrupa Birliği mevzuatından kaynaklanan bir zorunluluk olduğu;
- …diğer bileşenlere ait fonların Merkezi Finans ve İhale Birimi aracılığıyla kullanılması mümkün iken, Kırsal Kalkınma Fonunun tüm mali kontrolü ile ilgili görev ve sorumluluğun aday ülkeye tevdi edildiği, uygulama mekanizmasının genişletilmiş merkezi olmayan uygulama sistemi şeklinde gerçekleştirilmesinin öngörüldüğü; bundan dolayı farklı bir uygulama ve programlamanın gerektiği,
- Ulusal Kırsal Kalkınma Strateji Belgesi’nde “Kırsal Kalkınma Uygulama ve Ödeme Biriminin, Avrupa Birliği kırsal kalkınma politikaları ve uygulamalarındaki değişimler de göz önünde bulundurularak, idari ve mali özerkliğe sahip olacak şekilde oluşturulacağının kaydedildiği,
…belirtilmiş ve Kurumda hizmetlerin “sözleşmeli personel eliyle” yürütüleceği 14. Maddede hükme bağlanmıştır. Madde gerekçesinde bunun sebebi, “…Kurumda hizmetlerin sözleşmeli personel eliyle yürütülmesi esas alınarak, işlerin nitelikli personel ile verimli bir şekilde yürütülmesi amaçlanmıştır…” cümlesiyle açıklanmıştır
Dolayısıyla kanun koyucu, Kurumun kendine özgü kuruluş koşulları ve çalışma modelinin bir sonucu olarak, NİTELİKLİ PERSONEL İSTİHDAM EDEBİLMEK İÇİN diğer kamu personel statüleri yerine SÖZLEŞMELİ KAMU PERSONELİ modelini tercih etmiş ve aynı maddede, Kurum uzmanlarının ücretlerinin belirlenmesinde o dönemki Başbakanlık uzmanlarının emsal alınmasını öngörmüştür.
SONUÇ OLARAK:
- Kanunda belirtilen kamu görevlilerinin “Hususi damgalı pasaport” edinmesi bizzat kanun koyucu tarafından temel haklardan biri olan seyahat hürriyeti kapsamında değerlendirilmektedir.
- Pasaport Kanunu’nun 14. Maddesinde “Hususi damgalı pasaport” edinebilecek birden fazla kamu görevlisi grubu sayılmaktadır. Bunlardan biri “Birinci, ikinci üçüncü derece kadrolar karşılık gösterilmek suretiyle sözleşmeli olarak çalıştırılan Devlet Memurları ve diğer kamu görevlileri” olup, bu husus bizzat İçişleri Bakanlığı tarafından kabul edilmiştir.
- Kurumumuz uzmanları da yukarıdaki maddede belirtilen kamu görevlileri kategorisinde yer almakta olup, hususi damgalı pasaport edinme hakkına sahiptir.
- Mahkeme kararlarında kanunun açık hükümleriyle birlikte, ilgili içtihat ve kanun koyucunun amacının da dikkate alınması, İdari Yargılama Usulü Kanunu’ndaki ilkelerin tam olarak uygulanması gerekmektedir.
Dernek olarak hazırladığımız yukarıdaki “değerlendirmeleri” üyelerimizin bilgilerine saygıyla arz ederiz. 03/06/2025
Kırsal Kalkınma Uzmanları Derneği





Bir yanıt yazın